Pages

28 Ekim 2010 Perşembe

Upuuuuzzzuuuunnnn biii aradan sonra ikinci yazıımm :) 28.10.2010 :)

Bugün malumunuz gereği 29 Ekimden bir gün önce.  Bugün neler yaptığımı anlatmadan önce mutsuz olduğumu belirtmem gerekiyor. Nedeni ise 'o'. Gözüme kestirdiğim,fakat şu an sırf sevgilisi var diye yaklaşamadığım çocuk..
Çocukla aram çok iyiydi...   Hiçbir erkeği kendimi bu kadar yakın hissetmemiştim. Fakat şimdi konuşmuyoruz bile, kelimeler azaldı. Aramızdaki cümleler azaldı gitgide..
Nedeni de belli. Sevgilisi var ve sevgilisi onun elden gitmesinden çok korkuyor.. Olay büyük yanii!! :(  Sevmiyorsun işte,ayrılın oolluuuummmm dicem de ne haddime ! Ben kimim ki ! Of Allaaaahhhmm yaaa .. Çok çok çok çok hoşlanıyorum ondan benn (:
Sevmiyor yemin billah ederim; sevmiyor.. Kız geliyor,tık yok. İnsan bir yanına gider değil mii ? bir konuşur değilll miii , yok anacım yoookk..
Ben de napiiimmm. Kara kara düşünüyorum. Konuşmayınca sap gibi hissediyorum kendimi ; nereye gideceğini ne yapacağını bilemeyen bir sap gibi..
O da farkında her şeyin. Ama konuşması yasak gibi.. Gözlerime bakması yasak.. Arkadaşını sokuyor araya sanki.. Aşık mı bana diyorum kendime? Yok kızım yok, böyle düşüneceksen hayatın şimdiden bok.. Vazgeçiyorum sonra.. Tanrı ne isterse onu çizer kadere, sen kafana göre takıl,eğer seviyorsa zaten gelir; elbet bulur senii :)

Neyse işte bugünümü anlatayım ben. Bugün 29 Ekimden bir gün önce ve biz okulu kırdık caanıımm arkadaşımmmlaaaa :)  Napak napak dedik. İlk önce onlarda güzel bir kahvaltııı yaptııkk :)) Sonra da indik sahileeee .. Deniz güzeldi, 'o'nu anımsattı bana,hüzünlendim..
Parka falan indik; egzersiz aletleriyle oynadık. Parkta çiftler görüp saplığımızın farkına vardık.. Sokaklar arasında gezinirken şarkılar söyledik,gerekli gereksiz fotoğraflar çektirdik.. Fotoğrafların çoğu gereksizdi zaten. :D 



Okulun kenarından geçip dışarıdan içerideki arkadaşlarla konuştuk.Beni işte o an bir korku sardı.Hoca korkusuydu bu. Bir hoca gelir bizi görürse işte o an göte geldiğimiz andı.. Neyse ki yırtmıştık ve hiçbir hoca gelmemişti. Zaten arkadaşların muhabbetlerine de kardeşimin yüzünden katılamamıştım.. 3Gli telefonuyla beni arayıp video görüşmesi yapmak istiyordu. Ben de açtım teli . Napayımmm * Neyse ki konuşma fazla uzun sürmedi.. :) Okula hiç giresimiz yoktu.
İstiklal Marşı bitene kadar okulun dışında takıldık.Sonra servise bindim. :))


Arkadaşın biri aldığı birayı bizimle paylaştı. Serviste zaten az kişiydik. Arkadaşın birasını sadece ben içtim. Birlikte kafayı bulduk resmen.. İyiki fazla içmedim. Eğer içseydim o'nun ismini haykırabilirdim ve arkadaşlar bana deli gözüyle bakabilirdi.. Ama üzerimde bir mayhoşluk vardı. Evimize gelene kadar şarkılar çığırdık, kafalar zaten iyiydi.Ki o zaman bir problem de yoktu..
Eve geldim ve günümün en kötü yanı yanımda 'o'nun olmamasıydıııı.. *

GÜZEL GÜNLER (:





     

2 Ekim 2010 Cumartesi

30 Eylül 2010 * bir sabah uyandım. serviste yazmaya başladım *

    Bugün seyahat notlarımı yazmaya başladığım ilk gün(ileride altın harflerle bu tarihi göreceğiz ya neyse) şu anda levent yüksel havası sarmış beni.Rakı meze olsa ne güzel giderdi diye düşünüyorum.Yanımdaki arkadaşım Suç ve Ceza'yı hatmetmeye çalışıyor.Bravo valla.Diyorum ki lan kızım, senin eline alıp okuduğun kitaplara bak,bu kızınkine bak.Kıskandım mı acaba bu kızı?Yoo,kıskanmadım.Sadece imrendim.Hepsi bu.
   Ağzımda bir sakız,sevdiğim başka,sevenim başka,benim halim bambaşka.Bu modda okul yolculuğumu sürdürüyorum.Böyle dinlediğim her şarkıda başka bir moda giriyorum.Serdar Ortaç dinlediğimde 'seni çöpe atacağım poşete yazık,oh kurtuldum o salaktan' moduna Işın Karaca dinlerken 'sen gittin mi ben ölürüm,hayvan gibi seviyorum ulan seni' moduna giriyorum.Duman'ın dediği gibi,halim duman galiba.
   Şimdi düşünüyorum da durumum hakikaten feci vahim.Damsız takılan abazanlara benziyorum.Sevgilim yok,ha hay ne güzel kareler diyebileceğim sevgilimle geçirdiğim bir karem bile yok. Nasıl olsun,sevgilim mi var sanki?Her gördüğüme aşık olmam,benimki olur belki diye çocuğun gözünün içine bakmalarım.Gerçekten de damsız abazanlara benziyorum ben.
   Ama öyle şaka gibi görünse de aslında durumum beni korkutuyor.Lan anasını sattığımın cillop gibi çocukları kıçımın bir yerine benzeyen kızlarla görüyorum ya.Ne kadar sinirleniyorum.Bize de anca kör Kazım'ın köroğlu kalıyor.Ne farkım var ulan benim o kızlardan.Süperim maaaşaaalllahhh. Neyse şimdi okula varmak üzereyim.See you.